Ben bu satırları yazarken sen tüm güzelliğinle uyuyorsun koynumda.
Saçların dalga dalga göğsüme serilmiş… Tenimi gıdıklıyor usulca.
Kokun… Kokun kadınım…
Hiç duymadığım kadar güzel ve eşsiz.
O da tenime karışmış. Her soluğumda boğazımı yakıp geçiyor. Gönlümü ayağa kaldırıyor.
Az sonra gözlerin aralanacak ve bana biraz şaşkın, biraz utangaç bir ifadeyle bakıp ‘günaydın’ diyeceksin. Bu kısacık ânı görmek, yaşamak için delicesine bir arzu duyuyorum.
Bir de heyecan… Hem de öyle bir heyecan ki tarifi yok.
Sanki küçük bir çocuğum da bayram sabahına uyanmışım gibi.
Az sonra aralanınca gözlerin… Gözlerimi görünce yeni günün ilk saniyelerinde… İlk bana bakıp, bana konuşunca sen… Bayram edecek çünkü yüreğim.
Seni yeniden ve daha fazla sevmek için doğacak bundan sonra güneş. Seni daha çok sevip sarayım, sana kavuşayım, tenin tenime mühürlensin her gece diye batacak sonra.
Velhasıl… Seni seviyorum…
Nazenin… Nazlı yarim… Kadınım…
Seni çok seviyorum.
Hadi uyan… Uyan artık da hasret kaldığım gözlerinin yeşiline kavuşayım.
46 / 63